Sabahın Sessizliği ve Bir Bardak Su Bugün sabah erkenden uyandım. Kayseri’nin sokakları hâlâ uykuda, sadece hafif bir rüzgâr camdan içeri süzülüyor. Yatağımdan doğrulurken mutfağa gittim, gözlerim hâlâ yarı kapalı. Bir bardak su aldım dolaptan ve tam dudaklarıma götürdüğüm anda aklıma garip bir soru geldi: “İçtiğimiz su ilk nereye gider?” Gözlerimi kapattım ve içimi çekerek düşündüm. Basit bir soru gibi görünse de içinde küçük bir evren saklıydı. Suyun boğazımdan geçişini hissederken, kendimi bir yolculuğun tam ortasında hayal ettim. Bedenimin içinde bir nehir gibi akıyor, damarlarımın derinliklerine iniyordu. Bu an bana yaşamın kırılganlığını hatırlattı. İlk Anlar: Boğazdan Geçiş Suyun boğazımdan geçerkenki serinliği,…
Yorum BırakGörsel Hikaye Günlüğü Yazılar
Özcan Deniz’in Sesi ve İnsan Psikolojisine Merak Müziğe dair kişisel bir merakım var: bir şarkıcının sesi bize sadece melodik bir tat vermekle kalmaz, aynı zamanda bilişsel ve duygusal süreçlerimizi tetikler. Özellikle Özcan Deniz’in sesi söz konusu olduğunda, merakım “kaç oktav?” sorusundan öteye geçiyor. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri gözlemlemek, sesin algılanış biçimini anlamak açısından büyüleyici bir alan sunuyor. Peki bir şarkıcının ses aralığı, dinleyicinin içsel dünyasında nasıl yankılanıyor? Bilişsel Perspektiften Ses Aralığı Sesin Beyin Üzerindeki Etkisi Beynimiz müziği işlediğinde, frekansları ve ritimleri farklı bölgelerde analiz eder. Özcan Deniz’in sesinin kaç oktav olduğu konusu, aslında bilişsel psikoloji açısından…
Yorum BırakRusçada “Devuşka” Ne Demek? Sosyal ve Dilsel Bir Analiz Benzer Bir Yazı: Rusça haroşa ne demek ? Rusçada “devuşka” kelimesini duyduğumda hâlâ yüzümde hafif bir tebessüm beliriyor. Neden mi? Çünkü bu kelime, bizim kültürümüzde “kız” ya da “genç kadın” dediğimiz kavramın hem doğrudan hem de dolaylı anlamlarını taşırken, aynı zamanda oldukça ipuçları veren bir sosyal kod içeriyor. Gelin bunu hem dilsel hem de toplumsal açıdan cesurca inceleyelim. “Devuşka”nın Temel Anlamı Sözlük anlamıyla “devuşka”, Rusçada genç kadın veya kız demek. Basit, net ve herkesin anlayabileceği bir tanım. Ama işin ilginç yanı, kelimenin sosyal bağlamda taşımış olduğu yük. “Devuşka”yı sadece bir isim…
Yorum BırakJaponya Evleri Depreme Dayanıklı mı? Küçük Bir Çocukluk Hatırası ile Başlamak Ankara’da büyürken deprem korkusu, bizim mahallede daha çok televizyon haberleriyle sınırlıydı. Ama Japonya’da işler farklı; çocukluğumdan beri merak ederim, oradaki evler gerçekten depreme dayanıklı mı? İlk defa 2011’deki Tōhoku depremiyle ilgilenmeye başladım. Japonya’nın kuzeydoğusunda yaşanan o felaket, sadece can kaybıyla değil, aynı zamanda ülkedeki yapıların dayanıklılığıyla da gündeme gelmişti. Benim merakım sadece istatistiklerle sınırlı değil; Japonya’da yaşayan arkadaşlarımın anlattıkları da çok etkileyici. Tokyo’da küçük bir apartman dairesinde yaşayan bir arkadaşım, 5. katta otururken bile hissedilen sarsıntılardan korkmadığını söylüyordu. Çünkü binaların esnekliği ve sismik teknoloji o kadar gelişmiş ki, insanlar…
Yorum BırakDeyim Nasıl Bir? Günlük Hayatımızdaki Rolü ve Anlamı Önerdiğimiz İçerik: Depremde evlerin yıkılmaması için ne yapılmalı ? Deyim, bir dilin ruhunu taşıyan, kısa ama derin anlamlar içeren ifadelerden biridir. “Deyim nasıl bir?” sorusu, aslında sadece dilbilgisel bir merak değil; aynı zamanda kültürel kodlarımızı, duygularımızı ve toplumsal ilişkilerimizi anlamak için de önemli bir kapı. Ben Ankara’da yaşayan, 28 yaşında ve teknolojiye meraklı biriyim. Günlük hayatımda deyimlerin sıkça farkına varırım; çünkü insanlar arasındaki iletişimde, mesajlaşmalarda, hatta sosyal medyada bile deyimler hâlâ kendini hissettirir. Ama ya gelecekte deyimler değişirse? Ya yeni kuşaklar bu ifadeleri anlamazsa veya tamamen farklı yorumlarsa? Bu sorular, hem umutlu…
Yorum BırakPastaya mum dikmek günah mıdır? Toplumsal bir sorunun görünmeyen katmanları Mirascreen ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “İslam’da doğum günü kutlamak haram mıdır” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. İstanbul’da yaşayan 29 yaşında biri olarak, bir sivil toplum kuruluşunda çalışırken gündelik hayatın içinde sürekli küçük ama anlamı büyük sahnelere tanık oluyorum. Bazen bu sahneler bir otobüs durağında, bazen bir ofis mutfağında, bazen de bir doğum günü kutlamasında karşıma çıkıyor. İlk bakışta basit görünen “Pastaya mum dikmek günah mıdır?” sorusu bile, içine girildiğinde toplumsal cinsiyet, çeşitlilik, inanç yorumları ve sosyal adalet gibi katmanlarla örülü bir tartışmaya dönüşebiliyor. Bu yazı, yalnızca dini bir hüküm…
Yorum BırakDeğerli Mirascreen okurları, bu makalemizde “İran Ramazan Bayramını kutlar mı” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Ankara’da Bir Ekonomi Öğrencisinin Notları: İran Ramazan Bayramını Kutlar mı? Ankara’da 25 yaşında, ekonomi okumuş biri olarak günlerim genelde veri setleri, grafikler ve raporlar arasında geçiyor. Ama bazen öyle konular oluyor ki, Excel tablolarından kafamı kaldırıp insan hikâyelerine bakmak zorunda kalıyorum. “İran Ramazan Bayramını kutlar mı?” sorusu da tam böyle bir yere denk geldi benim için. İlk kez bu soruyu bir iş arkadaşım sormuştu. Bir finans raporu üzerinde çalışıyorduk, Orta Doğu piyasalarına dair bir analiz yapıyorduk. Bir anda durdu ve “İran Ramazan Bayramını kutlar…
Yorum BırakMirascreen ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Tarih dersinin önemi nedir” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Kayseri’nin Sokaklarında Bir Sabah Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Kayseri’nin dar sokaklarında yürüyordum. Hafif rüzgâr, tulum gibi eski taşların arasından geçerken yüzüme çarpıyordu. Günlüklerime sık sık yazdığım gibi, duygularımı saklamayı beceremeyen biriyim; heyecanlandığımda kalbim bir çırpıda hızlanır, hayal kırıklığına uğradığımda gözlerim dolardı. O gün, hayatımda unutamayacağım bir ders alacaktım—tarih dersinin önemini, hem de kendi gözlerimle görerek. Okulun Önünde Duran Ben 25 yaşındayım, ama hâlâ tarih dersine olan ilgim ilk günkü kadar tazeydi. Elimdeki kalın tarih kitabını sıkıca tutuyordum; sayfaları açarken bir yandan geçmişin kokusunu alıyormuş gibi…
Yorum BırakPakistan’da Sünnet Var mı? Gelenek, Din, Baskı ve Kimliğin Çarpıştığı Bir Gerçek “Pakistan’da sünnet var mı?” sorusu ilk bakışta kısa bir Google aramasıyla cevaplanabilecek kadar basit görünüyor. Evet, var. Hatta sadece var değil; toplumun çok büyük bölümünde neredeyse otomatik kabul edilen bir uygulama. Ama mesele tam burada ilginçleşiyor zaten. Çünkü bazı şeylerin çok yaygın olması, onların hiç sorgulanmadığı anlamına geliyor. İşte benim dikkatimi çeken taraf da bu. İzmir’de yaşayan, sosyal medyada vakit geçiren ve dünyanın farklı toplumlarını kurcalamayı seven biri olarak şunu net söyleyeyim: Pakistan’daki sünnet meselesi sadece dini bir ritüel değil. Bu konu; erkeklik, toplumsal baskı, aile kontrolü, gelenek…
Yorum BırakMerhabalar! Mirascreen olarak “Aym’de kaç hâkim var” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarını Kim Denetler? Çok Katmanlı Bir Hukuk Dünyasına Yolculuk Konya’da yaşayan, mühendislik tarafı sürekli “sistem nasıl çalışıyor?” diye soran, sosyal bilimler tarafı ise “insanlar bunu nasıl yaşıyor?” diye içini kemiren 26 yaşında biri olarak bu konuya bakınca zihnim ikiye bölünüyor gibi oluyor. Bir tarafım tablo, mekanizma ve denetim zinciri görmek istiyor; diğer tarafım ise bu kararların bir insanın hayatını nasıl değiştirdiğini düşünüyor. İşte tam da bu yüzden şu soru benim için sadece hukukî bir merak değil: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını kim denetler?…
Yorum Bırak