Sanığın Hakları Nelerdir? Bir Avukatın Gözünden Değil, Bir İzmirli’nin Gözüyle
Şimdi, bir dakika durun. Diyelim ki bir gün “sanık” durumuna düştünüz. Hemen kafanızda canlanan o kasvetli mahkeme sahneleri, avukatlar, ceketler falan… Hadi ama! İzmir’de yaşayan, her fırsatta kahkaha atmaya çalışan biriyim. Ne kasveti? Gelin, “Sanığın hakları nelerdir?” sorusunu biraz mizahi bir açıdan ele alalım.
Yani, sırf ciddiyet üzerinden değil, gündelik hayattan birkaç komik sahneyle “sanık” olmanın da ne kadar karmaşık olabileceğini görün. Çünkü hepimiz bir gün “sanık” olmayı başarabiliriz. Mesela, arkadaşınıza “Neden gece geç saatlerde seni aradım?” dediğinizde, size “Ama sen hiç aramadın ki!” demesi gibi bir şey… Neyse, hadi başlayalım.
Sanığın Hakları: 1. Hak: Susma Hakkı
Şimdi, ilk maddemiz oldukça kritik: Susma hakkı. Evet, hiç kimse bir şey söylemeye zorlanamaz. Bir insanın kendini suçlu kabul etmesi gerekmiyor, bunu yapmayı istemeyebilir. Durum biraz şöyle olabilir:
Zeynep: “Bunu yaptın, değil mi?”
Ben: “Yoo, ben mi? Yani, o kadarını hatırlamıyorum ama…”
Zeynep: “O zaman ne yaptın?”
Ben: “Eee… Ah, bak, şu an susma hakkımı kullanıyorum.”
Evet, şaka bir yana, aslında sanığın susma hakkı çok ciddi bir hak. Kendisini savunmadan bir şey söylemek zorunda değil. Zeynep’le sohbetimden ne kadar farklı, değil mi? Bir şey dememek bazen daha güvenli olabilir. Yani, “Benim hakkımda bir şey söylemeye zorlanamam” diyebilmek, aslında her türlü suçlamadan korunmanın başlangıcı. Şaşırtıcı değil mi? Ama düşününce, hiç kimse “Suçluyum” diye bağırmak istemez.
Sanığın Hakları: 2. Hak: Savunma Yapma Hakkı
Evet, bu çok önemli bir şey: Savunma yapma hakkı. Yani, ne derler? Bir laf vardır: “Herkesin bir savunması vardır.” Bu lafı ben hayatımda o kadar çok duydum ki, sanırım artık beni savunacak biri olsa da şaşırmam. Mesela bir gün, yanlışlıkla birine “Bana ne ya” dediğimi düşündüğümüzde, bir anda bu hakkı kullanabilirim.
Ben: “Hakim bey, müsaadenizle savunmamı yapıyorum.”
Hakim: “Sizin savunmanız nedir?”
Ben: “Eee, öncelikle… Bana ne ya! Hem ben bir şey demedim ki!”
Evet, sanık olan kişi, kendini savunma hakkına sahiptir ve bunu yapmak zorundadır. Yani, hakikaten suçu işlemediyseniz, ve bu dünyada hepimizin en çok yaptığı şeylerden biri suçsuz olduğumuzu söylemekse, bu hak önemli. Ayrıca, bazen “savunma yapmak” sadece ne yapmadığını anlatmakla ilgili olabilir, tıpkı benim Zeynep’e karşı verdiğim o mükemmel cevap gibi.
Sanığın Hakları: 3. Hak: Adil Yargılanma Hakkı
Herkesin adil bir şekilde yargılanmaya hakkı vardır. Evet, yani ben bile! Bunu demek biraz garip geldi, çünkü işin içinden bir şekilde çıkacağımı düşünmek… Yine de şunu söylemek gerek, “Adil yargılanma” demek, sadece, her şeyi doğru ve düzgün yapmak değil, aynı zamanda görüşleri doğru ve tarafsız bir biçimde almak demektir.
Peki ama nasıl?
Ben: “İzmir’de doğmuş olmak suç mudur?”
Hakim: “Hayır, İzmir’de doğmuş olmak suç değil.”
Ben: “O zaman niye bu kadar yoğun çalışıyorum, anlamıyorum!”
Evet, sanık adil bir şekilde yargılanmalı. Ama ya sanık şüpheli de olsa? Hadi, buradaki adaleti biz sağlıyoruz. Gerçekten şüpheli miyim? Bunu anlamanın tek yolu, objektif ve tarafsız bir şekilde yargılanmam. Şu an çok komik bir şekilde bu yazıdaki sanık durumuma girmemem gerektiğini fark ettim. Ama ciddiyet bir yana, herkesin adil bir şekilde yargılanması gerektiğini unutmamalıyız.
Sanığın Hakları: 4. Hak: Avukat Tutma Hakkı
Sanığın hakkı olan en önemli bir şey de, avukat tutma hakkıdır. Eğer durumu kurtarma niyetiniz varsa (veya kurtarmadığınızda yine de sorunu çözmeye niyetliyseniz), avukat desteği almanız önemli. Tabii bir de, avukattan olabildiğince yararlı bir sonuç beklemek! (Hadi, ben yine de güvendiğim avukatı bulurum.)
Ama şöyle düşünün, bir yargılamada avukatınız yoksa, sonuçlar çok ciddi olabilir. Belki, haksız yere “suçlu” çıkabilirsiniz, çünkü hukuku anlamayan bir kişi olarak savunma yapmanız zor olacaktır. Avukatın, yalnızca teknik detaylarla ilgilenen biri olmasının yanında, bazen sadece o insanın yanınızda olması bile moral kaynağıdır. Şu anda bir avukat tutma hakkım varsa, muhtemelen avukatım bana “Her şey yolunda, sakın panik yapma” derdi.
Sonuç: Sanığın Hakları Nelerdir?
Sonuçta, sanık olmanız, her zaman suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ama bu haklar, gerçekten kritik ve çok önemli. Susma hakkı, savunma yapma hakkı, adil yargılanma hakkı ve avukat tutma hakkı, sanığa önemli bir güvence sağlar. İzmir’de her gün karşılaştığımız türdeki “minik suçlar”da bile, bu haklar ne kadar önemlidir, farkında mısınız?
Evet, hayat gerçekten bazen “sanık” gibi hissettirebilir ama unutmayın, her zaman haklarınız vardır. Hem de ciddi şekilde.